Kozmetik Tarihi
Kozmetik kullanımının tarihi,
geçmişi çok eskilere dayanıyor. Eski Mısır'da
kadınların göz kapaklarını boyamak için rastık
kullandıklarını, Kleopatra’nın cildini beyazlatmak ve
yumuşatmak için süt
ile yıkandığını biliyoruz. Günümüzden 3000
yıl önce, Eski Yunan kadınları kurşunkarbonatla boyanarak
yüzlerini soldurmaya çalışıyorlardı.
19. yüzyıla kadar,
yüz beyazlatmada, içinde karbonat, hidroksit ve
kurşun oksit bulunan özel bir karışım kullanılıyordu. Her
kullanımda bedende biriken bu maddeler, sayısız fiziksel rahatsızlığa
neden olur; kimi zaman kasların felç olmasına ya da
ölümlere yol açardı. 19. yüzyılda
bu ölümcül karışımın yerine,
içinde çinko oksit bulunan yeni bir yüz
pudrası kullanılmaya başlandı. Göz pudrası olarak kurşun ve
antimuan sülfürü, dudak boyası olarak civa
sülfürü ve gözlerin parlamasını
sağlamak için de güzelavratotu gibi zehirli
maddeler kullanılıyordu.
19. yüzyıla kadar,
yüz beyazlatmada, içinde karbonat, hidroksit ve
kurşun oksit bulunan özel bir karışım kullanılıyordu. Her
kullanımda bedende biriken bu maddeler, sayısız fiziksel rahatsızlığa
neden olur; kimi zaman kasların felç olmasına ya da
ölümlere yol açardı. 19. yüzyılda
bu ölümcül karışımın yerine,
içinde çinko oksit bulunan yeni bir yüz
pudrası kullanılmaya başlandı. Göz pudrası olarak kurşun ve
antimuan sülfürü, dudak boyası olarak civa
sülfürü ve gözlerin parlamasını
sağlamak için de güzelavratotu gibi zehirli
maddeler kullanılıyordu.
Birinci Dünya
Savaşı’nın da kozmetiğin yaygınlaşmasında önemli rol
oynadığı düşünülüyor.
1910’ların sonunda kadınlar hem toplumsal hem de ekonomik
açıdan özgürleştiler.
1920’lerde, sinema sayesinde beyaz ten modası tarih oldu;
artık, bronz ten modaydı. İkinci Dünya Savaşı sırasında naylon
çorap kıtlığı nedeniyle çıkan “bacak
makyajı“ modasının ardından, 1950’lerde,
bronzlaştırıcı ürünlerin reklamlarında artış oldu.
1970’lerde,
ABD’de soyu tükenmekte olan canlıları koruma
yasasının yürürlüğe girmesiyle, belli
bitkilerin kozmetik üretiminde kullanılması yasaklandı.
Sonraki yıllarda, hem teknolojideki ilerlemeye, hem de kozmetik
pazarının doymak bilmeyen açlık duygusuna bağlı olarak,
çok daha karmaşık ve çeşitli
ürünler üretilmeye başlandı.
Kaynak: ekoses .com